Home / Bilgisayar / LG G6 İncelemesi

LG G6 İncelemesi

LG, “amiral gemisi” olarak nitelendirilen G serisi akıllı telefonları amaçlı her yıl çeşitli bir arayış içerisinde oluyor. Bir yıl metalik görünümlü plastik gövde, bir yıl deri arka kapak, farklı bir yıl ise modüler dizayn gördük. Güney Koreli şirket bu yıl da bambaşka bir arayış içerisine girerek, mobil cihaz dünyasının üst sınıfında meydana gelen kıyasıya rekabette galip gelmek talep ediyor.

Bu senenin amiral gemisi modeli LG G6, cam ve metalin birleşiminden meydana gelen bir tasarımla geliyor ve bu açıdan vaktin ruhunu yakalıyor benzeri yaşanıyor. Bunu kuvvetli donanım, kabiliyetli kameralar ve kullanışlı bir arayüz ile desteklemeye çalışıyor. Peki, bütün şunlar LG G6’nın ipi göğüslemesi amaçlı yeteri civarı olabilmektedir mi? LG G6 analiz makalesinde bu problemin yanıtını arıyoruz.

En enbaşta da belirttiğimiz benzeri, LG G serisi akıllı telefonlarının telefonlarında bir çok kez bir arayış içerisinde oluyor. İlk G serisi telefonun çıktığı 201iki’den bu yana Güney Koreli firmanın her yıl çeşitli bir dizayn yaklaşımı içerisinde meydana geldiğini gördük. Bu yıl ise cam ve metalin birleşimi bir yapı seçim edilmiş ki, LG en nihayetinde gerçek karayolu keşfetmiş benzeri yaşanıyor. Samsung’un son iki senedir akıllı telefonlarında yer verdiği cam-metal yapısı hem bir görünüş hem bir de kullanım duygusu durumundan yüksek düzeyde meydana geldiğini meydana koymuştu. LG de bu yapıyı G6’da iyi şekilde meydana koyuyor.
LG G6 geçen senenin telefonu G5’in tasarımından ufak tefek seyreder taşımakla birlikte, yepyeni bir başlama olarak değerlendirilebilir. Telefonun kenarlarını metal çerçeve sararken önde Gorilla Glass 3, arkada ise Gorilla Glass 5 ekran camı bütün yüzeyi kaplıyor. Kullanılan bu camlar sağlamlığı artırıyor, gövdede dikkate ölçüt çizikler veya aşınmalar meydana gelmek bilmiyor. Fakat G6’yı parlak ışığa tuttuğumuzda hem bir ön hem bir de arka yüzeylerin ince çiziklerle dolmaya başladığını görüyoruz, ne var ki, bu vaziyet normal sayılır. Parmak müsaadesi tutma ile ilgilenen da G6 çok eli açık davranıyor. Bununla birlikte cam yüzeylerin sürtünme katsayısı düşük tutulmamış, bu da telefonu kullanırken elden zarar gitmesinin önüne geçiyor.

Arkadaki cam yüzeyin kenarlara gerçek hafif kavisli yapısı sayesinde G6’yı kavramak belli bir süre daha kolaylaşıyor. Telefonun hafifçe yuvarlatılmış köşeleri onun görünümünü belli bir süre yumuşatıyor. Aslına bakarsanız, belli bir süre olağan bir tasarıma sahip LG G6, fakat ön yüzün kocaman bir kısmını kaplayan ekran, üzerine üstlük bir de kavisli köşelere sahip olup telefonun gövdesinin kavisli köşelerine ahenk gösterince, G6’nın sıkıcılığı ortadan kalkıyor.

Bu yepyeni dizayn LG’nin bir alışkanlığından vazgeçmesine sebep oluyor, o da çıkarılabilir pil. Şimdiye civarı çıkan LG telefonlarının partner özelliği pilin üyeler aracılığıyla değiştirilebilir olmasıydı. Geçen senenin telefonu G5’te dahi LG, arka kapak olmamasına nazaran modüler yapı sayesinde kullanıcıların pili değiştirebilmelerine imkân sağlamıştı. Fakat cam-metal yapısına geçiş yapılmasıyla birlikte telefonun çıkarılabilir bir kapağı veya parçası da ortadan kalkıyor. LG, bu eksikliği USB-C portu üzerinden sunduğu çabuk şarj özelliğiyle kapatmaya çalışıyor ki, bunun için ilerleyen bölümlerde değineceğiz.

G6 ile birlikte LG’nin üst dershane telefonlarının tanıştığı yeniliklerden bir tanesi de suya dayanıklılık oluyor. Aslına Bakarsak IP68 sertifikasıyla bu telefon hem bir suya hem bir de toza karşın sağlam. Başka Bir Deyişle sağanak yağış altında telefonunuzu kullanabilir, karşılamaya hazırlandığımız yaz aylarında G6’yı havuz veya deniz kenarında suya düşürme derdi olmadan kullanabilirsiniz. Su altında fotoğraf ve video çekimi de yapabilirsiniz, fakat üreticiler bunu çoğunlukla birçok önermiyor. Şayet isterseniz G6’yı suyun altına tutup yıkayabilir, böylece telefonun gövdesini temizleyebilirsiniz.
LG G6’nın 5.7 ” benzeri kocaman bir ekranı var. Fakat LG 18:9, bir başka deyişle 2:1 görüntü oranı kullanarak şimdiye civarı akıllı telefonlarda alıştığımız 16:9 formatının dışına çıkıyor. Ekran ince ve uzun bir yapıya sahip, böyle telefonun dar tutulup tek elle belli bir süre daha rahat kavranması olanaklı kılınıyor. LG, bunun üzerine bir de G6’nın ekranını saran çerçeve alanını çok daraltmış. Yüzde 78.6 ekran-yüzey oranıyla G6, ortalamanın çok üzerine çıkmayı muvaffak oluyor. Netice olarak karşımızda kocaman ekranına nazaran yüzey alanı nispeten düşük bir telefon çıkıyor. 5.5 ” ekranlı iPhone 7 Plus ile 5.7 inçlik LG G6’yı yan yana getirdiğimizde, G6’nın daha ufak durduğunu görüyoruz. Netice olarak LG G6, kocaman ekranlı bir telefon meydana gelmesine nazaran, tek elle nispeten daha rahat kullanılıyor. Baş parmağınız ekranın en üst bölümlerine yeniden erişemeyecektir, fakat telefonu avuç içerisinde hareket ettirip parmağı erişemediği noktalara götürmek başka kocaman ekranlı telefonlardakine göre belli bir süre daha rahat benzeri yaşanıyor. Tabii ki, bu satırların yazarının kocaman ellere sahip meydana geldiğini belirtmeden geçmeyelim. Bunun Için nazaran, çoğu kullanıcı LG G6’yı tek elle kullanmakta kocaman problemler yaşamaz.

Ön yüzde ekran kocaman bir alan kaplayınca, geri kalan unsurlara fazla bir alan kalmıyor. LG, ekranın üstünde yer alan çok dar meydana 5 megapiksel kamera, ahize hoparlörü, sensörler bulunuyor. Daha geniş görünen ekran altı ise boş bırakılmış. Alt kenarda USB-C portu, hoparlör ve mikrofon bulunurken, karşın gelen üst kenarda iki. mikrofon ve 3.5mm kulaklık jakı bulunuyor. Sol kenarda ses tuşlarını, sağ kenarda ise nanoSIM ve microSD kart tepsisini görüyoruz. Metal çerçevenin tespit edilmiş noktalarını dört kenarda da anten çizgileri kesiyor. Arka yüz geçen senenin telefonu G5’i belli bir süre daha hatırlatır nitelikte. 13 megapiksel çözünürlüklü iki kamera, ortalarında çift LED flaş bulunuyor. Bunların altında ise parmak izi okuyucusunun da entegre edildiği güç butonu bulunuyor. Alta yakın bir noktaya ise G6 logosu yatayda meydana hizalanarak yerleştirilmiş.

LG G6’nın seleflerine göre getirdiği en kocaman yeniliklerden bir tanesi çeşitli bir görüntü oranına sahip ekrana sahip olması. Bu telefon 18:9 benzeri, alıştığımızın dışına çıkan görüntü oranına sahip. Bunu 2:1 şeklinde sadeleştirmek olanaklı, fakat 18:9 ile ekranın boyunun 16:9 görüntü oranlı bir ekrana göre daha uzun olduğunun altı çiziliyor. LG, bu çeşitli görüntü oranı sayesinde G6’nın genişliğini avuç içerisinde kolay bir şekilde tutmaya imkân sağlayacak sınırda tutuyor, bununla birlikte 5.7 inçlik köşeden köşeye uzunlukla kocaman ekran deneyimi sunuluyor. Bunun Için bir de telefonun çok dar tutulmuş ekran çerçevesini ekleyin.
Bir bir önceki bölümde ekran ile ilgilenen belli bir süre söz sarfetmiş, köşelerinin yuvarlatılmış meydana geldiğini ifade etmiştik. Bu görünüm sayesinde LG G6’nın havası farklılaşıyor, olağan bir telefon olmaktan çıkıyor. Köşelere dikkatlice baktığınızda köşelerin kenarlarla buluştuğu noktada hafif de olsa bir düzensizlik meydana geldiğini göreceksiniz. Ancak, bu vaziyet genel görüntü deneyimine hiçbir olumsuz etkide yer almıyor. Sadece çok dikkatli baktığınızda fark edebileceğiniz bir ayrıntı.

G6’nın 5.7 ” ekranı, uzayan boyun etkisiyle belli bir süre daha çok piksel barındırıyor, 1440 x 2880 benzeri bir çözünürlük görüyoruz. Başka Bir Deyişle uzayan boyun getirdiği ek alan sayesinde daha çok piksele yer açılmış oluyor. Netice olarak yeniden 564 ppi benzeri, kocaman ve QHD çözünürlüğe sahip ekranlarda genellikle karşılaştığımız düzeyde bir piksel yoğunluğunu görüyoruz. Ekran keskinlik ve netlik bakımından fazlasıyla tatmin edici. IPS teknolojili bu ekranın fikir açıları geniş, güneş ışığı altında da rahat kullanım alanına imkân sağlayacak fikir sunuyor. Bunun Için ayrıyeten ekranı güneş gözlüğü taktığınızda dahi görebilirsiniz ki, geçmişteki LG amiral gemisi telefonlarının sorunlarından bir tanesi buydu. Ekranın renk sıcaklığı ve siyah renk derinliği de iyi düzeyde. Mobile HDR desteği de mevcut, şayet Netflix’in en üst paketine abone olursanız, LG G6 ile HDR teknolojisinin keyfini mobilde çıkarmanız olanaklı. Bunun yanı sıra iPhone’lardaki Night Shift benzeri bir mavi ışık filtre özelliği ve renk sıcaklık profilleri de ekranın özellikleri içinde bulunuyor.

LG G6’nın tanıtıldığı zaman zarfında Qualcomm’un Snapdragon 835 işlemcisi tam olarak hazır vaziyette değildi. Bununla birlikte söz konusu işlemcinin bir an daha önce Samsung’un amiral gemisi telefonu Galaxy S8 ile birlikte öncelikli olarak piyasaya çıkması koşulunun olduğundan bahsediliyordu. Netice olarak, LG G6’da Qualcomm’un geçen senenin iki. yarısından bu yana çıkan akıllı telefonlarda gördüğümüz Snapdragon 821 yongaset çalışıyor. Sekiz çekirdekli bu işlemciye Adreno 530 GPU ve 4 GB RAM eşlik ediyor. Telefonun Türkiye’de satılan versiyonunda 32 GB’lık dahili hafıza bulunurken, depolama alanını microSD kart yuvasıyla hepten yükseltmek olanaklı oluyor.

G6’nın sahip meydana geldiği bu donanım paketi telefondan beklediğimiz üst dershane mobil cihaz performansını sunuyor. Benchmark testlerinde LG G6 üst sıralara yakın bir performans sergiliyor. Bunun dışında pratikteki hale baktığımızda telefonun gayet çabuk meydana geldiğini, kullanıcı arayüzünde akıcı şekilde gezinmenin olanaklı meydana geldiğini görüyoruz. Oyun performansı da ortalamanın üstünde, fakat özel bir vaziyetten bahsedecek olursak, SimCity BuildIt oyununu oynarken ara sıra ufak takılmalar gözlemleyüksek, bunları bir iPad’de veya Galaxy S8’de gözlemlemiyoruz. Bu, oyuna özel bir vaziyet da olabilmektedir. Isınma ile ilgilenen da LG G6’nın normal sıcaklık aralığında kaldığını ve aşırı ısınma sorunu yaşanmadığını belirtmeden geçmeyelim.

Pil tarafına geliyor olacak olursak, G6’yla birlikte geçiş yapılmış olan yepyeni dizayn yaklaşımı nedeni ile çıkarılabilir pil benzeri, LG’nin şimdiye civarı üst dershane telefonlarında yer verdiği ve diğerlerinden ayrıldığı bir özellik ortadan kalkmış oluyor. Yeniden de, 3300 mAh benzeri ortalamanın üstünde kapasiteye sahip bir pil bu telefonda bulunuyor. LG, çıkarılabilir pilin eksikliğini çabuk şarj özelliğiyle kapatmaya çalışıyor. Qualcomm’un Quick Charge 3.0 teknolojisini barındıran bu telefon, kutusundan çıkan çabuk şarj destekli adaptör sayesinde kısa sürede birden çok saati çıkaracak enerjiyi depolayabiliyor. LG G6 ile normal yoğunluktaki bir kullanımda iki günü rahat şekilde ortaya çıkarmak olanaklı oluyor. Oyun, video izleme benzeri ekranı ve işlemciyi daha çok yoran işlerde dahi telefonun bir günü rahat şekilde çıkaracağını söyleyebiliriz.
LG G6’da 3.5 mm. kulaklık jakına yer veriyor, fakat bizim elimizdeki test ürününe özel bir sorun mu bilinmez, standart 3.5 mm. kulaklık uçları bu yuvaya tam anlamıyla oturmuyor, yuva belli bir süre kısa kalıyor benzeri yaşanıyor. İçine kaçan bir nesneden dolayı bir problem yaşanıp yaşanmadığını kontrol ettik, fakat öyle bir sorun da yoktu. Parmağımızla iyice bastırıp kulaklık girişini yuvasına yerleştirdikten ardından yaptığımız denemelerde ise LG G6’nın kulaklık çıkış şiddetini iyi düzeyde bulduk. Baslar ve tizler dengeli. Alt kısımda yer alan hoparlör de normal bir akıllı telefonun hoparlörüne göre daha yüksek şiddette ve kulağı dolduran ses çıkışı sağlıyor. Fakat telefonu yatay istikamette tutup bir birşeyler izlerken veya oyun oynarken hoparlörü engellemeniz kuvvetle muhtemel.

Android 7.0 Nougat ile yüklü gelen LG G6’da LG’nin özelleştirilmiş kullanıcı UX’in 6.0 numaralı son versiyonu çalışıyor. Kullanıcı arayüzünün genel tasarımı, kavisli köşelere sahip kareleri temel alan uygulama ikon tarzı, pastel renklerden meydana gelen renk paleti ve uygulama çekmecesi içermeyen varsayılan ana ekran düzeni bir önceki nesillerde meydana geldiği benzeri korunmaya devam ediyor. LG, görsel açıdan yepyeni bir birşeyler sunmak mahaline, daha önceki nesillerin dağınıklığını ortadan kaldırmaya ve daha düzenli bir kullanıcı arayüzü deneyimi sunmaya uğraşmış benzeri yaşanıyor.

2:1 görüntü oranı sayesinde ekranı iki eşdeğer kareye bölmek olanaklı oluyor ki, LG kullanıcı arayüzünün tasarımında bu avantajdan yararlanıyor. Bireyler, Müzik, Takvim benzeri uygulamalarda ekranın iki bölüme ayrıldığını, üst tarafın zengin görseller, alt tarafın ise fazladan ilgilenen bilgilerle doldurulduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra daha uzun ekranın yer alması Nougat ile birlikte varsayılan özellik hâline gelen çoklu pencere özelliğinin daha rahat kullanılmasını sağlıyor, bir ekranı eşdeğer büyüklükte iki kare içerisinde, iki çeşitli uygulamaya ayırmak olanaklı oluyor.
Ekranın çeşitli görüntü oranı nedeni ile mobil uygulamaların görüntülenmesi de çeşitli oluyor. Çoğu Android uygulaması veya oyun 16:9 formatına göre ayarlanmış, bu nedenle LG G6’da şunlar açıldığında altta ve üstte siyah şeritler yaşanıyor. Ekran ahenk modunu kullanarak uygulamaların ekrana dağılmasını sağlayabilirsiniz. Her ne civarı bu vaziyet görüntülenen alanda kenarlarda ve köşelerde kayıplara neden olsa da, ekranın tadını daha iyi şekilde almayı sağlıyor. YouTube’da ise videonun sağında ve solunda siyah renkli boşluklar görüyoruz. Şayet siyah renkli bir LG G6 kullanıyorsanız, bu boşlukların fazla göz tırmalamayacağını söyleyebiliriz. Netflix ise 18:9 ekrana ahenk sağlayacak bir izleme deneyimini sunuyor, video ekranın sınırlarına tamamen yaygınlaştırılacak şekilde görüntüleniyor.

LG UX 6.0’da birde kendi tarzını meydana koyarken birde da Google’ın Material Design dizayn dilinden de yararlanıyor. Çabuk ayarlar, görsel bileşenler ekranı, Telefon uygulaması ve bunun benzeri pekçok yerde Google’ın saf Android’dekine yakın bir sadelik görüyoruz. Ayarlar uygulaması dört temel başlık altında kategorilendirilmiş, böylece istenilen ayara erişim kolaylaştırılmış. Netice olarak LG G6 ile birlikte kullanıcıları sade, fakat bir o civarı kullanması zevkli bir kullanıcı arayüzü bekliyor.
Artık LG telefonlarında bir standart hâlini almış meydana gelen KnockOn (kapalı ekrana çift tıklatarak uyandırma) ve KnockCode (ekrana tespit edilmiş bir düzende tıklatarak ekran kilidini açma) benzeri özellikler G6’da da mevcut. Bununla Birlikte Always on ekran özelliği sayesinde saat, tarih, bildirimler benzeri unsurlar da ekranda, ekran kapalı olsa dahi gösteriliyor. Bunun yanı sıra parmak izi okuyucusuyla da alternatif bir güvenlik yolu sunuluyor. Parmak izi okuyucusunun yeri işaret parmağının normal kullanımda telefonun arkasına temas edeceği nokta olacak şekilde seçilmiş, bununla birlikte okuyucunun hassasiyeti ve hızı gayet iyi.

Yüklü gelen uygulamar ile ilgilenen geçen senenin telefonu G5’ten veya V20’den çok çeşitli bir vaziyet söz konusu değil. Google uygulamaları sertifikalı her Android telefonunda meydana geldiği benzeri yüklü olarak sunuluyor. Bunun dışında LG’nin SmartWorld, RemoteCall Service benzeri uygulamalar, Smart Doctor, LG Mobile Switch benzeri araçları bulunuyor. LG Friends Manager’ı da yüklü olarak görüyoruz ki, şayet geçtiğimiz yıl G5’in dostları içinde yer alan 360 derece kamera veya VR gözlükten birini satın aldıysanız, bunu G6 ile de kullanabilirsiniz. Bu arada telefondan son 24 saat içerisinde kaldırılmış meydana gelen uygulamaları, Google Play’e gitmeden bir daha geri yüklemenizi sağlayan Kaldırılmış Uygulamalar özelliği de mevcut. Bunun yanı sıra V20’de ilk defa gördüğümüz HD Ses Kaydedicisi, LG Health uygulaması, QuickMemo+ benzeri klasik LG uygulamaları da G6 kullanıcılarına sunuluyor. FM radyonun yer aldığını da belirtmeden geçmeyelim.

LG’nin amiral gemisi telefonları kamera ile ilgilenen her an iddialı olmuştur. LG G6 da bu istikametteki iddiasını sürdürüyor. Geçen yıl LG G5 ile getirilen ve geniş açılı fotoğraflar da çekmeye imkân sağlayan iki lensli arka kamera sisteminin belli bir süre daha iyileştirildiğini görüyoruz. Arkada yer alan iki lensten bir tanesi normal fotoğraflar, 125 derecelik fikir açısına sahip meydana gelen diğeriyse geniş açılı çekimler amaçlı kullanılıyor. Her iki lensin çözünürlüğü de 13 megapiksel olmakla birlikte diyafram açıklığı, otomatik odaklama, optik görüntü sabitleme benzeri özellikler çeşitlilik gösteriyor. Son iki özellik sadece standart lenste varken, diyafram açıklığı da f/bir.8 ile bu lenste daha yüksek. Her iki kamera içinde geçiş çabuk şekilde yapılabiliyor, bununla birlikte video çekiminde de yakınlaştırma yaparken bu ikili kamera sistemin avantajından yararlanıyor, daha az kalite kaybıyla yakınlaştırma yapabiliyorsunuz.

Geniş açılı çekimlerde doğal olarak görüntünün kenarlarına gerçek hafif bir kavis meydana geliyor, bu nedenle LG G6 ile yaptığımız çekimlerde fazladan normal modu kullanmayı seçim ettik. Geniş açılı çekimler ise grup çekimleri amaçlı birçok kullanışlı oluyor.

Kamera uygulamasında son birden çok amiral gemisi LG telefonuna göre fazla değişen bir şey yok. Fakat bir takım eklentiler de yok değil. Ekranın bir kenarında flaş, kamera değiştirme, efektler, mod, ayarlar benzeri her an hızlıca erişmek isteyeceğiniz kontroller bulunuyor. Başka kenarında ise fotoğraf ve video çekim düğmelerini görüyoruz. Bununla Birlikte galeriye açılan bir kısayol var. Temel modda bütün ayarlar kamera aracılığıyla otomatik olarak yapılırken, Manuel modda beyaz dengesi, odaklama, ISO benzeri parametreleri elle kontrol etmek olanaklı oluyor, belli bir süre daha bilinçli fotoğrafçıların seveceği bir deneyim sunuluyor.

Bir de Kare modu var. Ana ekrana yerleştirilmiş Kare Kamera kısayoluyla çabuk erişim imkanı da sağlanan bu mod G6’nın 18:9 ekranından yararlanıyor, ekranı iki eşdeğer kareye bölüyor. Bir kareyi vizör olarak, başka kareyi de yapılmış olan çekimin ön izlemesini yapmak amaçlı kullanabilirsiniz. Kare Kamera içerisinde de şipşak çekim, kılavuzlu çekim ve ızgaralı çekim benzeri çeşitli çekim modları bulunuyor.
LG G6’nın fotoğraf kalitesi çoğu kullanıcıyı memnun edecek düzeyde. Düşük ışık performansı da fena sayılmaz, özellikle ana kameranın geniş diyafram açıklığı ve optik görüntü sabitleme sistemini barındırması loş ortamlarda veya akşam karanlığında, dışarıda iyi fotoğraflar çekilmesine yardımcı oluyor. Geniş açılı lensin optik görüntü sabitleme sistemine sahip olmaması ve bununla birlikte düşük diyafram açıklığı özellikle manzara çekimlerini geniş açılı yapmayı kısıtlıyor. İyi aydınlatılmış kapalı ortamlarda veya dışarıda parlak güneş ışığı altında ise mükemmel dinç aralığı ve doğal renklerle bezenmiş fotoğraflar çekebilirsiniz.

About admin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir